unutulmazfilmler4.com, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, iletişim sayfasından bize ulaşabilirler.
Kadro çok iyi. Clooney, Dodge isimli yaşlı kurt bir Amerikan futbolu oyuncusunu canlandırıyor. Sponsorları desteğini geri çekince başka bir sponsor arıyor, bu sırada Carter ile yolları kesişiyor. (John Krasinski çok başarılı bir performans sergilemiş.) Carter gelince Dodge geri plana düşüyor, hareme yeni cariye geldiğini öğrenen Hürrem triplerine giriyor. Sonra öğreniyoruz ki Carter aslında kahraman değil, tesadüfen Almanları mağlup etmiş. Beyaz gömlek giyip basın açıklaması yapıyor, unutmayın ki bana hiçbir şey ol-maz diyor. Ama 'esas amca'mız her şeyi ortaya çıkarıyor, maçı da kazanıyor, kızı da kapıyor, günü kurtarıyor. Bana fazla klişe geldi, sevmedim. Yer yer yavan ilerliyor film, ama ''çok kötüü, leşş, izlemeyin'' de diyemem. Hatta bu tarz spor filmlerini ve Clooney abimizi seviyorsanız severek izlersiniz, bir kere şans verilebilecek bir film. Filmin atmosferi başarılıydı, 1920'lerin havasını veriyordu ve üstüne çok uğraşıldığı, emek isteyen bir prodüksiyon olduğu belliydi.
Bu sene En İyi Erkek Oyuncu dalında aday olan, bu vesileyle tanıdığım Jonathan Pryce de CC isimli cingöz bir menajeri canlandırıyor. Giderayak lafını da sokuyor.
Renee ters köşe yaparak sarsak birini değil de karizmatik bir gazeteciyi oynuyor bu sefer. Diyalogları başarılı yazılmış, ama tuhaf bir kadın. O yüzden bu rolü (Lexie Littleton) çok sevdiğimi söyleyemem.